|
 |
|
Konusu Evvel zaman içinde büyüleyici güzellikte bir ülke vardır. Neşeli kahkahaların her yanda duyulduğu bu ülkede insanlar ağızlarını sulandıracak kadar nefis çorbalar içerek keyifli bir yaşam sürer. Ancak günün birinde meydana gelen büyük bir kaza sonucunda ülkenin Kral’ının kalbi kırılırken Prenses acılara boğulur, ülke halkı umutsuzluğa sürüklenir. Güneş ışığının üzerinden çekildiği topraklarda her yer kasvetli gri renge bürünmüştür. Desperaux Tilling doğuncaya kadar da böyle devam eder…
Ufak tefek bir fare olan Despereaux Tilling, beraber yaşadığı diğer ürkek farelere kıyasla fazla cesurdur. Üstelik çok da meraklıdır. Dünyaya geldiği andan itibaren kocaman kocaman açtığı gözleriyle herşeyi keşfetmeye çalışırken kocaman kulaklarıyla da yeni hikayeler dinlemeye bayılır. Diğer bütün farelerden daha çok şey görür, daha çok şey duyar. Doymak bilmez bir macera açlığı çekmektedir. Kısacası macerasız bir hayatı hayal bile edemez.
Cesur faremiz günün birinde kendisini kraliyet kütüphanesinde bulur. Orada okumayı öğrenir. Okuduğu kitapları sonradan yer ama okumayı öğrenmeyi başarmıştır. Okuduğu kitaplar sayesinde bambaşka dünyalarla tanışır. Şövalyelerin arasına katılıp savaşa gitmeyi, ejderhalara karşı mücadele etmeyi hayal eder. Kurtarılmayı bekleyen prensesleri kurtarmayı düşler.
Sarayda bulunduğu sıralarda Pea adlı bir prensesle arkadaş olur. Çok sevdiği annesinin ölümünden sonra amaçsız kalan prenses, kasvetli dünyasından kaçıp kurtulma özlemi çekmektedir. Ülke topraklarının üzerine gri bulutların çökmesiyle kasvetli bir dünya meydana gelmiştir.
Faaliyetlerinin fark edilmesi üzerine Despereaux’un Fareler Dünyası’nın güvenli ortamından çıkarılarak Sıçanlar Dünyası’nın iğrenç ortamına sürgüne gönderilmesine karar verilir. Suçları ise kurallara başkaldırmak, bir insanla konuşmaya cesaret etmektir. O artık ışığın asla girmediği Sıçanlar Dünyasında yaşamak zorundadır. Orada Roscuro adlı bir sıçanla arkadaş olur.
Roscuro da başka bir dünyadan, insanların dünyasından buraya atılmıştır ve hala şövalyelik ruhuna sahiptir. Güzel yiyeceklere ve dünya seyahatlerine alışkın olan Roscuro bir sıçan olduğu halde diğer sıçanlar arasında kendisini yabancı gibi hisseder. Bu zindanda kısılıp kalmıştır, ışık hasreti çekmektedir. Bu yüzden de oradan kaçma fırsatının hayalini kurar.
İlk korkusunu atlatan Prenses, Roscuro’nun uzattığı dostluk elini geri çevirir. Bunun üzerine kalbi kırılan Roscuro, sarayda çalışan Miggery Sow adlı hizmetçi kızla birlikte intikam planı geliştirir. Hizmetçi kız kafasını prenses olmaya o kadar takmıştır ki, her genç kızın aslında kendi doğrularında bir prenses olduğu fikrine gözlerini kapamış gibidir.
Prenses Pea bu plan doğrultusunda kaçırılınca Despereaux onu kurtarmak için tek başına olduğunu anlamıştır. İşte bu noktada küçük faremiz, pırıl pırıl zırhları içindeki bir şövalyenin cesaretini kendisinde bulacaktır.
Yapım Hikayesi “Because of Winn-Dixie”nin yazarı Kate DiCamillo, 2003 yılında “The Tale of Despereaux”u kaleme aldı. Bu kitapta kocaman kulakları olan ve kendi cinsindekilerde var olmayan sezilere sahip olan cesur bir farenin öyküsü vardı. Bu kitapta çok heyecanlı ve coşkulu bir fare olan Despereaux Tilling’in sürgüne gittiği mahzenlerde bir sıçanla arkadaş olması, yapayalnız bir prensese gönlünü kaptırması ve Dor Krallığını zorbaların karanlığından kurtarması anlatılıyordu.
DiCamillo’nun yazdığı kitap daha yayınlandığı anda klasikler arasındaki yerini aldı. New York Times gazetesinin best-seller listesinin zirvesine çıkarken bu listede 96 hafta kaldı. 2 milyondan fazla satılan kitabın tahmini okur sayısı 10 milyon oldu. Aldığı sayısız ödüller arasında Newbery Madalyası ile Publishers Weekly tarafından verilen “Yılın En İyi Kitabı” ödülü vardı.
DiCamillo’nun kitabı yayınlanışından kısa süre sonra dört Oscar adayı yönetmen Gary Ross’un dikkatini çekti. DiCamillo ile Ross’un ortak bir yönü vardı. İkisi de sıradışı kahramanları konu alan öyküler anlatmaya bayılıyordu.
Yapımcı / senaryo yazarı Ross’un yıllarca asıl uzmanlık alanı toplumda mazlum görülen insanların değer yargılarını keşfetmek olmuştu. “Seabiscuit” adlı filmde büyük başarılara ulaşan ufak tefek ve çelimsiz bir atın öyküsünü anlatırken “Big”de bir erkeğin içindeki çocuğu bulmasını; “Dave”de ise Oval Ofis’teki yozlaşmayı ortaya çıkaran sıradan bir adamın öyküsünü anlatmıştı. Aynı zamanda yapımcı dostu da olan eşi Allison Thomas’ın tavsiyesiyle “Despereaux”u incelemeye başlayınca bu kitaptan harika bir CGI animasyon filmi yaparak modern peri masalı anlatabileceğini hissetti.
Kitabın hümanist bakış açısını son derece etkileyici buldu. Ayrıca çocuk okurlara saygı gösteren, onların zekasına güvenen çok özel bir anlatım tarzı vardı. Öte yandan kitapta tam anlamıyla kötü ve şeytani bir figür bulunmamasını da çok sevdi. Kitabın film haklarını hemen satın aldılar. Artık DiCamillo’nun yazdığı peri masalının zengin anlatımını koruyan bir animasyona dönüştürmeye hazırdılar. “The Tale of Despereaux” nasıl ki edebiyat dünyasında hemen klasik olduysa filmi de öyle olmalıydı.
Kitabın yayınından dört yıl sonra “Desperaux” projesi hız kazandı. Yönetmenliğine “Flushed Away”den tanıdığımız Sam Fell ile ilk kez bu filmle yönetmenliğe soyunan Rob Stevenhagen getirildi. Dört kahramanımızın macerasını geniş ekrana taşımak için senaryo yazarları Will McRobb ve chris Viscardi ile anlaşma yapıldı.
Notlar Filmin orjinal seslendirmesinde şu sanatçılar görev aldılar:
Matthew Broderick: Müziği, hikayeleri ve prensesi çok seven Despereaux;
Dustin Hoffman: Karanlıkta yaşayan ve bir tutam ışık hasretiyle yanıp tutuşan sıçan Roscuro;
Emma Watson: Sıradan bir yaşamı özleyen prenses Pea;
Tracey Ullman: Prenses olmak gibi imkansız hayaller kuran yarım akıllı hizmetçi kız Miggery Sow;
Sigourney Weaver: Anlatıcı;
Kevin Kline: Kraliyet aşçısı Andre;
William H. Macy: Despereaux’un sinirli babası Lester;
Frank Langella: Fareler Dünyası’nın Belediye Başkanı.
Türkçe seslendirmesi İmaj Ses Stüdyoları’nda yapılan ve seslendirme yönetmenliğini Volkan Severcan’ın üstlendiği filmin baş karakteri Despero’yu Tolga Çevik seslendiriyor. Filmde seslendirme yapan diğer sanatçılar; Selin Tekman, Gülen Karaman, Sercan Gidişoğlu, Kerem Atabeyoğlu, Ali Ekber Diribaş, Hakan Vanlı, Aziz Güngör, Faruk Akgören, Seval Tufan, Mazlum Kiper, Nalan Yavuz, Engin Alkan, Tülay Bekret, Murat Şenol, Bahtiyar Engin, Ender Yiğit, Kaya Akarsu, Nurhan Yılma, Zeynep Kasapoğlu ve Hakan Akın.
|
 |
Annie Awards |
Detayları göster  |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Motion Picture Sound Editors, USA |
Detayları göster  |
 |
 |
 |
 |
 |
|