The Fabelmans (2022) Detaylı Film İnceleme

Dikkat! Bu yazı, henüz filmi izlemeyenler için spoiler veren bilgiler içerir.

Elli yılı aşkın bir süredir, film izleyen herkesi defalarca maceradan maceraya sürükleyen unutulmaz filmler yapan Hollywood’un “dahi çocuğu” Steven Spielberg, bu kez kendi hikayesinin nasıl başladığını anlatan bir filmle karşımıza çıkıyor. Uzun zamandır kafasında geliştirdiği bu projeyi, yakın arkadaşı ve pek çok yapımda birlikte çalıştığı senarist Tony Kushner ile pandemi dönemindeki eve kapanma mecburiyetinden faydalanarak kaleme almış. Aynı zamanda filmi ithaf ettiği anne ve babasını da yakın zamanda kaybetmiş olması itici bir güç olmuş.

Film, yönetmenden ilham alınan Sammy karakterinin 6 yaşında annesi ve babası ile ilk sinema deneyimini yaşaması ve sonrasında 15 yaşına kadar hayatına yön veren film çekme sevdasının nasıl geliştiğini anlatıyor. Sammy’nin annesi Mitzi, çok yetenekli bir konser piyanisti olma potansiyeline rağmen ailesini tercih ederek sanat aşkından ve kariyerinden vazgeçmiş hassas ruhlu bir romantik. Babası Burt ise eşinin tam tersine kendini işine adamış, her konuya bilimsel ve akılcı bakış açısıyla yaklaşan başarılı bir elektrik mühendisi. Sammy’nin yönetmenlik serüveninde, anne ve babasının farklı kişiliklerinden aldığı desteğin, kariyerinin çok yönlü gelişmesinde katkısı olmuş. Gerçek hayatta da Spielberg’ün birbirinden farklı ilginç hikayeleri usta işi tekniklerle bize anlatabiliyor olması aynı zamanda bu zengin gen mirasının bir sonucu diyebiliriz.

1952’nin karlı bir kış gününde New Jersey’de yaşayan 6 yaşındaki Sammy Fabelman, anne ve babasıyla gittiği sinemada, beyaz perdenin büyüsüyle tanışır. Film; Cecil Blount DeMille’in “Harikalar Sirki”dir. Sammy, korkuyla karışık bir hayranlıkla filmi izler. Özellikle tren çarpışma sahnesinden çok etkilenir. Öyle ki, rüyalarında bile sürekli kafasında tekrarlanan bu sahneyi oyuncak treniyle canlandırmaya çalışır. Babası, pahalı oyuncaklarına zarar verdiği için rahatsız olsa da sanatçı annesi Sammy’nin neye ihtiyacı olduğunu görerek babasının kamerasını Sammy’e verir. Trenleri son bir kez daha çarpıştırıp görüntüyü kaydederse, bunu istediği kadar izleyebilecek ve oyuncakları da zarar görmeyecektir. Böylece Sammy’nin dünyası tamamen değişir. Artık kamera elinde, evin içinde kız kardeşlerini oyuncu olarak kullanarak yönetmenlik çalışmalarına başlar.

Başarılı bir elektrik mühendisi olan babası, General Electrics firmasından teklif alır ve Arizona’ya taşınırlar. Yaşı biraz daha büyümüş olan Sammy, Arizona’daki yaşamında yönetmenlik çalışmalarını daha da ilerletir. İzci grubundan ve okuldan arkadaşları da O’na katılır. Anne ve babasının da maddi ve manevi desteğini alarak daha büyük yapımlara imza atar.

Bu işin “hobi” olarak kalmasını isteyen babası bile filmlerin gösterime gireceği salonları ayarlar ve onları hayranlıkla izler. O sırada annesini kaybettiği için depresyonda olan Mitzi için Sammy’den bir iyilik yapmasını ister. Birlikte gittikleri son kamp gezisinde çektiği görüntüleri birleştirerek oluşturacağı bir film, annesinin neşesini yerine getirecektir. Sammy, başka işlerle uğraştığı için bunu erteler.

O sırada eve ziyarete gelen Boris Dayı, Sammy’i etkileyen bir konuşma yapar. Boris, kendisi gibi Mitzi ve Sammy’nin de içinde var olan sanat aşkının, onları bağımlı hale getirdiğini ve bu aşkın peşinden gidenlerin paramparça olacağını söyler. Boris sanat aşkının peşinden giderek ailesini bırakmış, onlardan ayrı düşmüştür. Yeğeni Mitzi ise çok yetenekli olmasına rağmen piyanistliğin üzerine gidememiş, ailesiyle olmayı tercih etmiştir ancak bunun acısını da çekmektedir. Sammy de film çekme tutkusunun peşinden giderse ailesinden uzaklaşacak ve “çölde bir sürgün” olacaktır.

Boris Dayı ziyaretini tamamlayıp evden ayrıldıktan sonra Sammy, hemen kamp filmini kurgulamaya başlar ve montaj sırasında kendisini dehşete düşürecek bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Babası Burt’ün en iyi arkadaşı, Fabelmanlar Arizona’ya taşınırken bile yanlarında gelen “Bennie Amca”, Mitzi ile platonik bir aşk yaşamaktadır. Sammy, videolarda yakaladığı bu görüntüleri gizler, babasının istediği filmi yapar ve ailesine izletir. Annesi çok mutlu olur ancak Sammy’nin annesi hakkındaki duygu ve düşünceleri değişmiştir.

Annesi ile ilgili yüzleştiği gerçeği şimdilik içine atmayı tercih eden Sammy, kendisini iyice film çekmeye verir. Bir sonraki projesi kalabalık bir ekiple çekmeye karar verdiği bir savaş filmidir. Artık tekniğini geliştirmiş, kendi imkanlarıyla oluşturduğu şaryoyu kullanarak daha akıcı sahneler çekmekte, patlayan bombalar, yaralanıp kanayan askerleri görüntülemek için kendince yöntemler kullanmakta, oyuncularla konuşup onları motive ederek potansiyellerinin üstünde performans almaktadır. Bu film de izleyenler tarafından çok beğenilir.

İlerleyen zaman içinde annesi ile Sammy arasındaki gerginlik gittikçe artmaktadır. Sonunda bir gün büyük bir tartışma yaşarlar ve Sammy söyleyemese de daha önce gizlediği kamp görüntülerini annesine izleterek kızgınlığının sebebini gösterir. Mitzi görüntüleri izlediğinde daha önce havada kalan duygular ve gerçekler adeta somutlaşır. Sammy, bunu sır olarak saklayacağına söz verse de annesi için geri dönüş yoktur ve aile için çöküş başlar.

Burt, kendini kanıtlamış bir mühendis olarak IBM’e geçecektir. Bu yüzden California’ya taşınırlar. Artık Bennie Amca da yanlarında değildir. Mitzi önce nazik, anlayışlı, centilmen ve bir dahi olan kocasına iyi bir eş, çocuklarına da iyi bir anne olmaya karar verir ancak bunu başaramaz. Yeni evleri oturmaya hazır olana kadar kalacakları geçici evde depresyona girer. Sürekli uyur, yemek hazırlamaz, kolileri bile açmaz…

Çocuklar, özellikle de Sammy, okulda zor zamanlar geçirmektedir. Okulun Yahudi düşmanı popüler gençleri tarafından zorbalığa maruz kalır. Logan adındaki zorba, Sammy’i hırpalar ve tehdit eder. Logan’ın kız arkadaşı Claudia ve yakın arkadaşı Monica, Yahudi Sammy’i ilginç bularak arkadaş olunca Sammy biraz rahatlar. Hatta Monica ile romantik bir ilişkiye başlar. Koyu bir Katolik olan Monica, Sammy’i “doğru yola” sokmaya çalışırken ilişkileri ilerler.

Tüm öğrencilerin sahilde eğlenerek geçirdikleri “Okulu Asma Günü”’nü, Monica’nın ısrarları ve desteğiyle Sammy çeker. Bu sırada Fabelman’ların yeni evi tamamlanmıştır. Sammy’nin kamerasından evdeki ilk görüntüleri izleriz. Ardından Burt ve Mitzi, çocuklara ayrılmaları gerektiğini açıklar. Kız kardeşleri çok üzülüp doğal tepkiler verirken Sammy, bir köşede sessizce olanları izler ve elinde kamerayla olan biteni çektiğini hayal eder. Tıpkı Boris Dayı’nın dediği gibi olmuştur; sinema aşkı, aile trajedisinin önüne geçmiştir. Sammy, hiçbir şey olmamış gibi film montajlamaya döner.

Sonunda büyük gün gelir. Sammy ve Monica okulun yıl sonu balosuna birlikte, sevgili olarak gider. Ancak daha ilk dansı yaparken gelecek planlarının çok farklı olduğunu fark ederek ayrılırlar. Sammy, babası ile Los Angeles’a gidecek ve orada iş arayacaktır. Monica’nın da kendisi ile gitmesini ister. Monica ise üniversiteye gidecektir ve Sammy ile uzun vadeli bir ilişki planlamamıştır.

Gecenin sonunda Sammy’nin hazırladığı video gösterilir. Terk edilen Sammy çok üzgündür. Videoyu izleyen herkes çok eğlenmiştir. Sammy’nin kurgusuyla Logan, gerçekle hiç ilgisi olamayacak şekilde büyük bir kahraman gibi görünmüştür. Erkekler O’na hayran, kızlar da aşık olurlar. Logan ise bu durumdan çok rahatsız olur, Sammy’e bunu neden yaptığını sorar. Sammy filmin daha iyi olması yada belki Logan’ın kendisine minnettar olarak 15 dk.lığına iyi davranmasını istemesi gibi nedenler sıralasa da gerçek sebep, 6 yaşındaki tren kazasında olduğu gibi korktuğu bir şeyi çektiği filmle yönetip kontrol etme arzusudur.

Mezuniyetten 1 yıl sonra babasıyla Los Angeles’ta yaşayan Sammy, tükenmiş haldedir. Ne okulda başarılıdır ne de yaptığı iş başvuruları karşılık bulmaktadır. Bir gün babasının yanında panik atak geçirir. Perişan haldeki oğlunun durumuna dayanamayan Burt, sonunda pes eder. Sammy’e okulu bırakabileceğini, hayallerinin peşinden gitmesini ve nasıl olsa çok çalışıp onu da başaracağına inandığını söyler. Bu arada Sammy’nin bir başvurusuna yanıt gelir. CBS’ten gelen teklifte bir dizi çekmesi istenmektedir. Bu teklif üzerine görüşmeye giden Sammy, orada beklenmedik bir şekilde idollerinden biriyle tanışır ve kariyer yolundaki en önemli derslerinden birini alır.

Film, Sammy’nin yani Spielberg’ün Hollywood’a girişiyle yani esas maceranın başlayacağı zaman sona eriyor. Devamını da izlemek isterdik ama Spielberg’ün bize anlatmak istediği hikâye bu kadar.

“The Fabelmans”, uzun süresine rağmen bazı yerlerde yavaşlasa da sıkmayan bir film olmuş. Yer yer güldüren sahneler de var gözümüzü yaşartanlar da. Alışık olduğumuz, maceradan maceraya koştuğumuz Spielberg filmlerinden değil tabii ki, bunu beklemiyoruz.

Genç Spielberg’ü canlandıran oyuncu Gabriel LaBelle, ilk başrolünde etkileyici bir performans sergiliyor. Hayattaki yolunu ve motivasyonunu kaybetmiş hassas ruhlu anne karakterinde pek çok duyguyu yansıtan Michelle Williams, elindeki malzemeyi iyi kullanarak Oscar’ın güçlü adayları arasında yerini aldı. Baba Burt’ü canlandıran Paul Dano, alışık olduğumuz rollerinin dışında bir karakterle karşımıza çıkıyor ve bunu da başarılı bir şekilde bize aktarıyor.

Tabii filmde yer aldıkları sahneler çok kısa olmasına rağmen etkileyici performanslarıyla değinmeden geçemeyeceğimiz iki isim daha var; Boris Dayı rolünde Judd Hirsch ve John Ford’u canlandıran David Lynch, seyir keyfini ve filmin zenginliğini arttırıyor.

Filmin yapımında emek veren diğer ekiplere baktığımız zaman Spielberg işini şansa bırakmıyor ve müzik, yapım tasarım ve görüntü yönetmenliğini yıllardır birlikte çalıştığı isimlere emanet ediyor. Besteci John Williams, Görüntü Yönetmeni Janusz Kaminski ve Yapım Tasarımcı Rick Carter filmin her anında ustalıklarını gösteriyor.

Ünlü yönetmenler için son zamanlarda kendi geçmişlerini anlatan filmler yapmak revaçta. Alfonso Cuaron’un “Roma”’sı, Kenneth Branagh imzalı “Belfast” ve Alejandro Inarritu’nun “Bardo”su, bu akıma en güncel örneklerden bazıları ve tabii ki Fabelmanlar da şimdilik sonuncusu.

En iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi orijinal senaryo başta olmak üzere toplamda 7 Oscar adaylığı olan filmin 2023 Oscar gecesinden hangi ödüllere döneceği merak konusu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir